Zerdeçal (Curcuma longa)

Zerdeçal; tıbbi ilaç ve kozmetik sektöründe; iltihaplarda, cilt yara ve tümörlerinde, zihinsel fonksiyonları arttırmada kullanılan polifenolik bileşimi olan çok güçlü bir bitki olarak bilinmektedir. Polifenolik yapıdaki etken madde olan curcuminin içeriğindeki hidroksil grupları zerdeçala antioksidan özellik kazandırmaktadır. Curcuminin antioksidan, antitümöral, antiinflamatuar, antikanserojenik, antialerjik, antidemans etkileri ve serbest radikal çöpçüsü olduğu yapılan birçok çalışmayla gösterilmiştir.

Trakya Üniversitesi Sağlık Bilimleri Entstitüsü Biyokimya Anabilim dalının yapmış olduğu bir çalışmada curcuminin çok güçlü antikanserojenik etkisinin olduğu gösterilmiştir. Ayrıca meme bezi, ağız, özofagus, mide, barsak, kolon, akçiğer ve karaciğerin tümör oluşumunu baskıladığı ortaya konulmuştur. Curcuminin farklı tümörler üzerinde de çok farklı tümörler üzerinde de çok farklı mekanizmalarla etki gösterdiği ifade edilmektedir. İltıhabı baskılar, hücre çoğalmasını baskılar ve belli onkogenleri baskılayarak, tümör yayılımını ve karsinojenlerin biyotransformasyonunu önlediği çeşitli çalışmalarla ortaya konulmaktadır. Mükemmel bir anti-tümöral ajandır.

Kanser Tedavisinde Araştırılan Diğer Bitkiler ve Faydaları üzerine çalışmaları okumak için tıklayın.

Curcumin Nedir? Ne İşe Yarar?

Curcumin, GST adı verilen kanserojen maddelerin vücuttan atılmasında görev alan ve DNA zararına karşı dokuları koruduğu düşünülen enzimi faaliyete geçirir. Böylece ilaçlar, yiyecek bileşenleri veya gıda katkı maddeleri ile vücuda alınan toksik ve kanserojenik bileşiklere karşı dokuları korur. Çeşitli araştırmacılar tarafından tümör hücrelerinin ölümünü teşvik ettiği dolayısıyla kansere karşı ajan olduğu dile getirilmiştir.

Tayvan ve Hindistan da yapılan bir takım klinik çalışmalarda mesane, yumuşak damak, mide, serviks (rahim boynu) ve ciltte kansere dönüşen lezyonlarda iyileşmeler tespit edilmiştir. Hayvan deneylerinde ise meme tümörlü vakaların akciğer metastazını engellediği, kemoterapi ilaçlarının kötü huylu hücreleri öldürme etkisini de arttırdığı gözlenmiştir. Pankreas tümörleri hücrelerinde de öldürücü etkisi olduğu gözlenmiştir.

Barsak epiteli ve karaciğerde metabolize olmasından dolayı da kalın bağırsak tümörünün gelişimini engellediği gözlenmiştir. Radyasyon, hücre içi moleküllerde ve daha önemlisi genetik metaryal olan kromozomlarda (DNA), kimyasal bağların kopmasına neden olmaktadır. Mutasyon olarak adlandırılan bu genetik hasarlar hücre tarafından tamir edilemez ise hücreyi ölüme götüren metabolik süreci başlatan değişiklikler meydana gelir. Ancak sağlam doku hücrelerindeki genetik hasar hücrenin ölümüyle sonuçlanmaz ise yıllar sonra kansere neden olabilmektedir.

Curcumin ise serbest radikalleri tutarak DNA’yı oksidatif hasardan korur. Radyasyona karşı koruyucu etkisi, antioksidan özelliğinden kaynaklanmaktadır.