Üzüm Çekirdeği ve Faydaları

En yoğun hali ile siyah üzümde bulunan resveratrol, polifenoller olarak bilinen bitkisel kökenli kimyasalların en güçlü üyesidir. Üzüm dışında yer fıstığı ve dutta da bulunur. Bitkilerde bulunmasının nedeni; bitkiyi parazit, böcek, mantar, güneş ışını (radyasyon), iklim değişiklikleri ve ağır metaller gibi bozucu faktörlere karşı korumaktır.

Resveratrol ile ilk deneyler Howitz ve Sinclair isimli bilim adamları tarafından yapılmış ve sonuçları 2003 yılında Nature dergisinde yayınlanmıştır. Bu ilk sonuçlara göre hayvan deneylerinde yaşam süresini %56 uzattığı, daha aktif ve dış uyarılara çok daha duyarlı oldukları, yüksek kolesterol içeren diyetlerle beslenenlerde ise kolesterol düzeylerinin normal sınırlarda kaldığını saptamışlardır.

1997’de Jang, karsinojen madde uygulanan hayvanlarda topikal uygulamalarla deri kanserlerinde, Sinclair ise dahili uygulamalarla sindirim kanalı kanserlerinde önemli koruma ve tedavi başarıları elde etmişlerdir.

Üzüm Çekirdeği Üzerine Yapılan Çalışmalar

Kuzeydoğu Ohio Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde yapılan çalışmada resveratrolün viral protein ürünlerini azalttığı veya tamamen yok ettiği aynı şekilde viral DNA yapımında da önemli azalmalar, hatta yok olma aşamasına geldiği gösterilmiştir. Bu özelliği ile güçlü bir antiviral etkinlik gösterir.

Resveratrol, özet olarak antioksidan etki (serbest radikal süpürücü) hücre döngüsünün (apoptosis) düzenlenmesi, damar direnci artırıcı ve onarıcı, kolesterol ve damar sertliğini önleyici, kansere neden olan madde ve dış etkilerin baskılanması etkileri ile öne çıkmaktadır. Bunlar yanında kanser hücrelerinin çoğalmasını baskılamakta, kanserin damarlanmasını ve metastaz yapmasını önlemektedir. İlave olarak, laboratuar ve hayvan çalışmalarında radyoterapinin yan etkilerini azalttığı ve kanser hücrelerinin radyoterapiye olan duyarlılığını artırdığı saptanmıştır.