Sarı Kantaron (Hypericum Perforatum)

Sarı kantaronun altın sarısı çiçeklerinin; kokulu ve kan kırmız bir suyu vardır. Eski Osmanlılardan bu yana savaş yaraları dâhili harici ve dâhili birçok yara tedavisinde kullanırlardı. Geçmişten beri yara otu diye bilinmesinin sebebi budur. Ayrıca hiperisin içerdiğinden dolayı orta şiddette depresyon tedavisinde Fransa başta olmak üzere Avrupa ülkelerinde eczanelerde satılmaktadır. Kantaronun başta akciğer, karaciğer, mesane, meme, mide, prostat, yumurtalık olmak üzere serviks, lösemi ve beyin tümörü hücreleri gibi önemli birçok kötü huylu hücreyi öldürdü ve dağılmasına da engel olduğu gözlemlenmiştir.

Sarı kantaron etken maddesi olan hiperisin mitokondriyal fonksiyonlarda bozulma neticesinde oluşan organ tümörleri üzerinde antitümöral etki göstermiştir. Ayrıca invitro antilösemik etkileri de söz konusudur.

Farklı konsantrasyonlarda yapılan uygulamalar neticesinde uygun dozda kullanım ile belirgin apoptozis gözlenmiştir. (Apoptozis: ihtiyaç duyulmayan veya anormal hücrelerden kurtulma). Sonuç olarak uygun doz alımında ve doğru kombinasyonlarla kantaronun esas etken maddesi olan hiperisin kötü huylu hücrelerin ölümünü gerçekleştirdiği ve yayılımları önlediği ortaya konulmuştur.

Kanser Tedavisinde Araştırılan Diğer Bitkiler ve Faydaları üzerine çalışmaları okumak için tıklayın.

Sarı Kantaron’un Faydaları Üzerine Yapılan Çalışmalar

Anadolu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü ve Gata farmokoloji bölümünün ortak yürüttüğü bir doktora tezinde Alkol Bağımlılığın karşı test edildiği belirtilmiştir. Alkol bağımlılarının yoksunluk döneminde sakinleştirici olarak Sarı Kantaron kullandıklarını, çaresiz ve umutsuz bir ruh döneminden geçen hastaların üzerinde etkili kullanılmaktadır, serotonin yükseltici ve sakinleştirici etkiye sahiptir, 10. Günden itibaren etki göstermeye başladığı bilinmektedir.

Meclinical Plants ansiklopedisinde sarı kantaronun (AIDS) hastalığının tedavisinde kullanabilirliği tartışılmaktadır. Sedatif etkili ilaçlarla birlikte alınması etken madde dozunu artırabileceğinden dolayı dikkat edilmesi gereken bir husustur. Bunun için doktor kontrolünde belirlenen uygun dozlarla kullanılması tavsiye edilmektedir.