Mide Kanserleri

Mide, yenilen ve içilen maddelerin ilk depolandığı ve sindirime uygun bir yumuşak karışım haline getirildiği sindirim sistemimizin önemli bir organıdır. Hemen her organda olduğu gibi , uygun olmayan   yiyecek ve içecek türleri ile beslenme koşullarının bozukluğu ve uygunsuzluğu mikrobik hastalıklar (helicobacter pylori infeksiyonu) kronik gidişli özellikle H.pylori isimli bakterinin neden olduğu mide ülserleri, sigara ve alkol kullanımı, aşırı stres gibi olumsuzluklar mide kanserleri oluşumuna yol açmaktadır.Diğer taraftan ana maddesi et olan şarküteri ürünlerindeki koruyucu maddeler (nitrat ve nitritler) de mide kanserinin önemli tetikleyicileridir.

Mide kanserlerinin en sık görüldüğü yaşlar coğrafyaya ve ırklara göre değişmekle birlikte 50 – 70 yaş arası olup, erkeklerde kadınlara göre 2 : 1 oranında daha sık görülür.

Hastalık başlangıçta hafif belirtilerle seyrettiği için çok kere dikkate alınmamakla birlikte, mide bölgesinde ağrı ve midede ağırlık hissi, iştahsızlık ve bunu takiben kilo kaybı ( bu belirti kısa sürede ve belirgin olması ile dikkat çekebilir) ve bunlara ek olarak yemek sonrası mide bölgesinde dolgunluk hissi, mide çıkışında daralmaya bağlı bulantı ve kusmalar , yorgunluk hissi, kansızlık , ileri dönemde kanama ( siyah renkli dışkılama ) görülebilir.

Mide kanseri, midenin en sık karaciğere bakan küçük kenarı ile mide çıkışında görülür. Kanserin orijin aldığı hücre tipine değişen yavaş, orta hızlı ve hızlı büyüyen tipleri vardır.

Belirttiğimiz gibi başlangıç belirtilerinin dikkat çekici olmamasının nedeni ile en sık görüldüğü yaşlar olan 50 – 70 yaş aralığında periyodik endoskopik mide ve kalın bağırsak incelemeleri yapılması önem taşır. Böylelikle bu yaş grubunda sık görülen önemli sindirim kanalı kanserleri erken tanı konularak çok daha iyi ve etkili tedavi edilebilirler. Elde bulunan istatistikler, mide kanserlerinin % 70 oranında 3 veya  4 ( son ) evrelerde tanılanabildiğini göstermekte olup, saydığımız basit ön belirtilerde bile endoskopik inceleme yapılmasının ne kadar önemli olduğunu ortaya koymaktadır.

Mide Kanseri’nden Korunmak İçin Dikkat Etmemeiz Gerekenler

Özellikle kronik gidişli ülserlerin tedavi edilmesi ,beslenmede sebze ve meyveye ağırlık verilmesi, hayvani yağlardan ve ana maddesi et olan şarküteri ürünlerinden çok sıcak ,çok soğuk yiyecek ve içeceklerden ( özellikle gazlı içeceklerden ) kaçınmak gerekir. Kömür ateşinde alevle temas ederek pişirilen etlerde yüksek rizikolu yiyecekler arasındadır.

Bunların yanında sigara ve alkol ‘ den, aşırı stres ve kirli ortamlar ‘ dan kaçınmak ve bahsedilen bu kurallara uymak ,sizi diğer kanser türlerinden de yüksek oranda koruyacaktır.

Mide kanseri tedavisinde ilk adım , eğer ameliyatı mümkün ise cerrahidir. Erken tanı ve cerrahi tedavi tüm kanserlerde olduğu gibi mide kanserinde de yüz güldürücüdür.

Erken tanı sonrası ameliyat olan hastalarda gerek bazı özel şartlara bağlı olarak kemoterapi sırasında veya kemoterapi sonrası tedavi sürecinde zerdeçal ekstraktı güçlü antioksidan ve antiflamatuar  (iltihap ) giderici etkileri ile kullanımı tavsiye edilen, doğadan gelen önemli bir besin desteğidir.