Meyan Kökü (Glycyrrhize Glabra)

Adisson hastalığı böbrek üstü bezlerinin yetersizliği veya işlevsel bozukluğundan kaynaklanır. Bu hastalıkta aldosteron, kortizol, adrenalin, noradrenalin ve cinsel hormonların üretimi yetersizdir. Kolesterol bu hormonların temelini oluşturur. Buradaki enzimlerden birinin eksikliği zincirin bozulmasına neden olur.

Meyan kökü kortizon ihtiva etmesiyle ve kolesterol oluşumunu dengelemesiyle bu işleyişi kontrol altında tutar. Bunun dışında yüksek şeker oranı ile beyin zarından salınan bazı hormonları da aktive eder. Yüksek orandaki organik asit içeriği ile de kılcallar da dâhil vücuttaki birçok noktaya ulaşarak metabolik sistem üzerinde etkili olur.

Meyan kökünün polisakkarit içeriğinin insan mide mukozasındaki gastrit ve ülserlere yol açabilen, mukozayı tahribata uğratan Helikobakter ptlorinin mide yüzeyinde tutunması üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Sonuç olarak meyan kökü ihtiva ettiği polisakkaritlerin mide mukozasında tutunan helikobakter pylorinin tutunma gücünü azatlığı ve mide yüzeyini hasardan koruduğu ortaya çıkmıştır.

Kanser Tedavisinde Araştırılan Diğer Bitkiler ve Faydaları üzerine çalışmaları okumak için tıklayın.

Meyan Kökü’nün Faydaları Üzerine Yapılan Çalışmalar

Farelerde; timus, böbrek, karaciğer ve dalak lezyonları üzerine yapılan bazı çalışmalarda kötü huylu hücreler ihtiva eden olguların meyan kökü kullanıldığında bazı spesifik enzimleri aktive ederek antikanserojen etki gösterdiği, kimyasal karsinojenler üzerinde de detoksifke etki gösterdiği incelenmiştir.

Tümörlü fareler ile yapılan çalışmalarda, karaciğer tümörlerini aktive eden ve çoğalmasını sağlayan enzimlerin meyan kökünün etkin maddesi olan glycyrrhizin tarafından etkilendiği gözlenmiştir. Uygun dozlardaki kullanımı ile karaciğer karsinojen enzimlerini düzenleyerek, metabolizmaya antikarsinojenik bir destek oluşturduğu belirtilmiştir.

Meyan kökü ekstresinin östorojenik özelliği göğüs kanserleri üzerinde invitro şartlarda incelenmiş, uygun çözücü ile yapılan ekstrelerin, göğüs tümörlerinin gelişmesinde etkili olan yapıların aktivitelerini kaybettikleri gözlenmiştir. Bu şekilde yapılan araştırmalar ile gelinen noktada göğüs kanserinin östorojen bağlantılı olduğu ve meyan kökünün doğru bir şekilde uygulanmasıyla göğüs kanserlerinin önüne geçilebileceği ortaya konmuştur.