Kanser Tedavisi

Kanser tedavilerini; Klasik Kanser Tedavisi ve Alternatif Kanser Tedavisi olarak iki ayrı guruba ayırmak mümkündür.

Klasik kanser tedavisi yöntemlerinin yetersiz kalması yüzünden, hem dünyada hem de ülkemizde kanser hastaları, Alternatif kanser tedavisi yöntemlerine başvurmaktadır.

Bitkisel Kanser Tedavisi

Alternatif Tedaviler içerisinde ilk sırada yer alan bitkisel tedaviye başlanmadan önce; hastalığın türü, varsa metastazı (yayılması), evresi (yoğunluğu), hastanın piskolojik durumu (morali), aile piskolojisi, beslenme alışkanlıkları, yaşadığı coğrafi bölge, önceden uygulanmış veya uygulanmamış klasik modern tıp tedavi yöntemleri uzmanlar tarafından incelendikten sonra, hastaya özel uygulanan bitkisel destek tedavi yöntemidir.

Bitkisel tedavi, klasik modern Tedavi yöntemleri olan Cerrahi, Kemoterapi, Radyoterapi gibi yöntemlerine destekleyici ve sonrasında tamamlayıcı olarak kullanılabilen bir yöntemdir.

Bitkisel tedavi, klasik tıp tedavi yöntemlerinin, yetersiz kaldığı ve uygulanamadığı birçok hastalıkların tedavisinde yardımcıdır. Bitki ekstaktları, bir bedene uygulandığı andan itibaren bedenin genetik yapısında bulunan tüm savunma sistemlerini güçlendirilerek insan bedeninin kendi kendini onarabilme ve yenileyebilme kapasitesini arttırır.

Bitki ekstraktları, klasik tıp tedavi yöntemlerinin (Kemoterapi, Radyoterapi, Cerrahi vb.) öncesinde veya sonrasında kullanılmaktadır. DNA Yapısının iç döngüsü hedef alınarak genetik kusur veya genetik hasarın tedavisi için DNA’nın moleküler yapısındaki organik ve amino asitler zincirini güçlendirmeye yardımcıdır.

Bazı bitki, kök ve hücrelerin fermantasyona uğratılıp defalarca distilasyon edilerek üretilen Bitki Ekstraktları , kanser tedavisinde gıda takviyesi olarak kullanılır.  Bitki ekstaktları, bir bedene uygulandığı andan itibaren bedenin genetik yapısında bulunan tüm savunma sistemlerini güçlendirilerek insan bedeninin kendi kendini onarabilme kapasitesini arttırır.

Araştırmacı Adnan AKAR tarafından, Amerika, Rusya, Çin ve Japonya başta olmak üzere, dünyanın birçok ülkesinde Kanser tedavisine yönelik alternatif metotlar bir araya getirilerek incelendikten sonra, ülkemizde geliştirilen bitki ekstraktları Kimyasal veya sentetik hiç bir katkı maddesi içermemektedir.

Kanser ve Alternatif tedaviler üzerine yazılmış diğer makaleleri okumak için tıklayın.

Cerrahi Kanser Tedavisi (Ameliyat)

Kanser hücrelerinin büyüme sebebi DNA’larda meydana gelen hasardır. Normalde vücut bu hasarı tamir edebilirken, kanser hücrelerindeki hasarı onaramamaktadır. Kanser, genellikle solid dediğimiz kitle formasyonundadır. Lösemi gibi bazı kanserler tümör formunda değildir. Tümörlerin tamamı kanser değildir, bu tümörler çok nadir istisnalar dışında vücutta başka yerlere yayılmazlar (metastaz) ve hayatı tehdit etmezler. Cerrahi kanser tedavisinde ana prensip, kitlesel formasyondaki kanserli dokunun, cerrahi yöntemlerle çıkarılıp, kanserli bölgenin temizlenmesidir.

Kanserli organın/dokunun tümü ya da bir kısmı ameliyatla alınabilir. Bazı ameliyatlar, ufak cilt kanserlerini almak veya biyopsi gibi hafif cerrahi işlemlerdir. Diğerleri ise, kanserli dokunun vücutta bir organdan çıkarılması gibi büyük ameliyatları kapsamaktadır. Ameliyatlar ayrıca, vücudun bir bölümünü onarmak ya da yenilemek amacıyla da yapılabilir. (Örneğin, göğsün alınmasından sonra protez göğüs takılması gibi.)

Ameliyat öncesi kişiye genellikle genel anestezi uygulanmaktadır. Genel anestezi kişiyi uyutur ve etkisi geçinceye kadar ağrı hissetmesini önler. Ameliyat herkesi farklı etkiler, bazı kişiler birkaç günde iyileşir, büyük bir ameliyat geçiren kişilerin iyileşmesi ise haftalar ya da aylar sürebilir. Ameliyat olan hastaya, hemşire ya da doktoru iyileşme sürecinde vücuduna nasıl bakacağı konusunda bilgi verirler.

Ameliyat kanserin ilk tedavisi olabilir. Kişiye daha sonra kemoterapi ve/veya radyoterapi uygulanabilir.

Kemoterapi Kimyasal Tedavi (İlaç Tedavisi)

Kemoterapi, normal hücrelere olası en az zararı vererek, kanserli hücreleri öldürebilen bir ilaç tedavisi yöntemidir. Kemoterapi, kanserli hücrelerin çoğalmasını engeller. Kemoterapi, bazen kanser için ilk uygulanan tedavi yöntemidir. Bununla beraber, kemoterapi genellikle diğer tedavilerden sonra uygulanmaktadır. Kemoterapi ameliyat veya radyoterapi tedavisinden etkilenmeyen kanserli hücrelerin öldürülmesinde yardımcı olabilir.

Bazı kişilerin hastanede yatarak tedavi olmaları gerekir. Bazı kişiler ise, kemoterapi tedavisi için birkaç saatliğine hastaneye gelebilirler. Bazı durumlarda tedavi evde uygulanabilir. Kemoterapi genellikle iki veya üç haftalık aralarla, her seans birkaç saat olmak üzere birkaç gün uygulanır. Tedavi çoğunlukla birkaç ay boyunca belli bir süre uygulanır. Kemoterapi genellikle damardan iğne ile uygulanır. Bazı kişilere, damardan düzenli kemoterapi uygulanmasında yardımcı olmak amacıyla derinin altına bir tüp yerleştirilir. Bu işlem, damarlarda çok fazla hasar olmasını engeller. Tüp, tedavi bitinceye kadar derinin altında kalmaktadır. Kemoterapi ayrıca, tabletler halinde, kaslara iğne aracılığıyla veya deri üzerine krem sürerek de uygulanabilir.

Kemoterapi geçici yan etkilere yol açabilir. Kusma ve mide bulantısı ile saç ve vücut tüylerinin dökülmesine neden olabilir. Mide bulantısı ve kusmanın giderilmesinde ilaçların yararı olabilir. Kemoterapi sırasında dökülen saç ve vücut tüyleri tedavi bittikten birkaç ay sonra yeniden çıkmaya başlar. Kemoterapi ayrıca, uzun dönemli yan etkilere de neden olabilir. Bu bağlamda, kişinin doğurganlığını etkileyebilir.

Kemoterapi Süresince Kendinize Nasıl Bakacaksınız?

•Daha az ve sık yemek yiyin. Günde 5 – 6 defa atıştırma şeklinde tüketeceğiniz yemekler sindiriminize yardımcı olacaktır. Meyve kokteylleri bir öğün için iyi bir seçenektir.
•Yemek yedikten sonra uzanmayın. Sindirim için kendinize ve vücudunuza 1 saat izin verin. Mümkünse yemekten sonra kısa yürüyüşler yapmayı deneyin.
•Yemekte sıvı almayın. Bu şekilde, sindirim sıvılarınız tam güç çalışacak ve sindirimi hızlandırarak hazımsızlığı azaltacaktır. Yemek aralarında alabildiğiniz kadar sıvı alın.(en azından yemeklerden 1 saat önce ya da sonra). Sebze ve meyve suları ve et/tavuk sulu çorba içmeye çalışın. Şekerden mümkün olduğunca uzak durun, eğer şekerli bir gıda yemek isterseniz, tahıldan elde edilen ürünleri deneyin.
•Şişmanlatıcı tüm gıdalardan uzak durun. Diyetinize dikkat edin ve taze meyve, buharda pişmiş ya da kaynatılmış sebzeler, hafif tahıl ürünleri ve proteinlerinizi tüketmeye devam edin.
•Eğer kusma ve şiddetli ishal yaşıyorsanız, sebze çorbalarını deneyin. Bu diyetin tuzla desteklemesi elektrolitlerinizi dengede tutacağı için kendinizi güçsüz hissettiğiniz zamanlarda sizi ve vücudunuzu dengesizliklerden koruyacaktır.

Işın Tedavisi (Radyoterapi)

Radyoterapi ışınla tedavi yöntemidir. Radyasyon bir tür enerji olup, kanserli hücrelerin çoğalmasını engelleyebilir. Radyoterapi ayrıca, normal hücreleri de etkileyebilir, ancak bu hücreler daha sonra iyileşebilir. Radyoterapi, vücudun içinden veya dışından olmak üzere iki şekilde uygulanabilir. Dıştan tedavide, radyasyon bir makineden doğrudan kanserli organa ve çevresindeki dokuya yönlendirilir.

İçten tedavide ise, içine radyoaktif madde konulan kapsüller (tüpler) kişinin vücut boşluğuna, tümörün üzerine ya da çevresine yerleştirilir. (Erkeklere, prostat kanseri için bu tedavi yönteminin uygulanması durumunda, kapsüllerin yerleştirilmesinin ardından ilk iki hafta cinsel ilişki sırasında prezervatif kullanmaları önerilmektedir. Bu kişilerin konuyu doktorları ile görüşmeleri gerekir.) Radyoterapi kişiyi radyoaktif hale getirmez ve tedavi ağrısızdır. Işınlar sıcak değildir. Bazı kişilere yalnızca tek bir tedavi uygulanırken, bazılarının birkaç tedaviye ihtiyacı olabilir. Her bir tedavi yalnızca birkaç dakika sürmektedir. Kişinin ihtiyacı olan tedavi sayısı değişiklik gösterebilir. Doktorunuz, size uygun olan tedavi sayısına karar verecektir. Bazı kişilerde radyoterapiden sonra bazı yan etkiler görülebilir. Bunlar, yorgunluk, deride kızarıklık ya da yanma hissi, mide bulantısı, kusma ve ishali kapsamaktadır. Bazı kişilerde yan etki görülmez.

Diğer Alternatif Tedaviler

Alternatif tıp vaya tamamlayıcı tıp, daha çok geleneksel doğal bitkileri kullanarak (çay veya bitki karışımlarıyla) elde edilen ilaçlarla tedavi etme yöntemidir. Çağdaş tıp biliminin hastalık sebepleri ve tedavisi konusunda somut verileri olmadığı, hasta için henüz mevcut objektif ve kanıtlanmış bir tedavi yöntemi olmadığında hasta isteğiyle başlanılabilen veya çağdaş tıp tedavilerini destekleyici olarak hastanın rahatlaması, bağışıklık sisteminin güçlenmesi, psikolojisinin düzelmesi amacıyla uygulanabilen tedavi yöntemleridir.

Bu yöntemler arasında;  Ortomoleküler Terapi, Oksijen Terapisi, Ozon Terapisi, Aromaterapi, Şelasyon, Homeopati, Kiropraktik, Elektromanyetik Tedavi, Reiki, Terapötik Terapi, Manyetik Terapi, Ses Terapisi, Işık Terapisi, Aleksander Tekniği, Refleksoloji, Feldenkrais, Rolfing, Ayurveda, Akupunktur Tedavisi, Herbalism (Bitkisel Tıp), Hipertermi, Yoga vb yöntemler yer almaktadır.