İMMU-NAT Haklı Çıktı

Kanserin çaresi rüya takımlarında…

Dünyaca ünlü Time dergisine konuşan Nobel ödüllü biyolog Sharp, “Kanserin karmaşıklığı inanılmaz. Bu yüzden kanseri yenecek tek bir kahraman olmayacak. Ancak hastalık artmaya başlayan ekip çalışması sayesinde yenilecek” diye konuştu

Dış Haberler Servisi

ABD’de yayımlanan saygın haber dergisi Time, kanserin tarihe karışması için izlenmesi gereken yöntemleri masaya yatırdı. Buna göre kanseri yenmek için kurulan ‘rüya takımları’ hastalığı tarihe karıştırmayı başaracak. Kanser araştırmalarında ‘son moda’ olan grup çalışması bugüne dek kanserin çaresinin neden bulunamadığını ortaya koyuyor. Time’a konuşan Nobel ödüllü biyolog Phillip Sharp, “Hastalık bizim düşündüğümüzden daha karmaşık. Karmaşıklığı inanılmaz. Bu yüzden bugüne dek düşünüldüğü gibi, kanseri yenecek tek bir kahraman asla olmayacak.

Kansere Karşı Ayağa Kalk

Hastalık son zamanlarda artmaya başlayan ekip çalışması sayesinde yenilecek” diyor. İşte ödüllü biyoloğun bahsettiği ekip çalışmalarından bazıları: Kanserle savaşta en fazla ümit bağlanan organizasyon ‘Stand Up to Cancer’ (SU2C) (Kansere karşı ayağa kalk) olarak biliniyor. 2011 yılında meme kanserine karşı mücadelesini kaybeden Spider Man filminin yapımcısı Laura Ziskin, Paramount firmasının CEO’su Sherry Lansing gibi ünlü isimler tarafından 2008’de kurulan organizasyon birçok kanser araştırma ekibine sponsorluk yapıyor. Sharp kanserin çaresinin bu, çapraz disiplinli bir yaklaşım izleyen ekipler tarafından bulunacağını savunuyor. Bilim adamının kendisi de bu 10 ekipten birinde görev alıyor. Ekiplerin izlediği çapraz disiplinli yaklaşım ise, takımın çeşitliliğinden kaynaklanıyor.

Biyolog da var, cerrah da…

Kansere dört bir koldan yaklaşan ekiplerde biyologlardan, genetikçilere, kimyagerlerden, cerrahlara kadar bilimin birçok farklı dalından kişiler yer alıyor. Ekipler, özellikle akciğer, prostat, cilt, meme ve rahim kanserleri üzerine yoğunlaşıyor. Tüm ekiplerin çalışmaları ise AmerikanKanser Araştırmaları Derneği tarafından takip ediliyor.

Kanserle mücadele eden bir diğer ekip ise Teksas Üniversitesi tarafından oluşturuldu. Üniversitede bulunan Anderson Kanser Merkezi’nin oluşturduğu Moon Shots adlı program kanserden kaynaklanan ölümleri azaltmayı amaçlıyor. Program özellikle cilt, akciğer ve prostat kanseri üzerine yoğunlaşıyor.

Akciğer Hastası İyileşti

Rüya takımların başarıları da kansere karşı yol aldıklarına kanıt olarak gösteriliyor. SUC2 organizasyonunun desteğiyle çalışmalar yürüten ekiplerden biri akciğer kanseri hastası Tom Stanback’in ömrünü uzatmayı başardı. Kişiye özel tedavi yöntemiyle hareket eden ekip henüz piyasaya sürülmeyen ancak Stanback üzerinde denenen bir ilaçla eski sigara tiryakisinin akciğerindeki tümörleri küçülttü. Stanback bugün, “Yaşıyorum ve her zaman olduğumdan da daha sağlıklıyım” diyor.

Rüya takımlarının kanseri yenmeye yönelik çalışmaları arasında ise, bağışıklık sistemini güçlendirmek, tümörün kan ve enerji desteğini kesmek gibi farklı yöntemler yer alıyor. Her ekip kendi yöntemi üzerinde yoğunlaşıyor.

Ucuz İlaç

ABD’de yapılan araştırmalara göre her eski sigara tiryakisi yılda bir kez kontrole gitseydi, akciğer kanseri nedeniyle yaşanan ölümler yüzde 20 oranında azalırdı. Bu nedenle kanserle mücadelede daha ucuz testler geliştirmek gerekiyor.

Gen Haritası

2.7 milyar dolara çıkarılan insanın ilk gen haritası, bugün birkaç bin dolara kişiye özel gen haritası çıkarmayı sağlıyor. Bu da kişiye özel ilaç geliştirme alanına katkı sağlıyor.

800 İlaç…

Bazı ilaçların desteğiyle de kapatılan genlerin yeniden açılıp kanserli hücrelere karşı savaşması sağlandı. Bugüne dek kansere neden olan gen mutasyonlarını önlemek için ise 800 ilaç geliştirildi.

Türk doktor da ekipte yer alıyor…

1 milyar sağlıklı hücre içinden tek bir kanserli hücreyi tespit edebilen kan testini geliştiren uzmanlardan olan Harvard Üniversitesi Profesörü Mehmet Toner de SU2C projesinden destek alanlar arasında. 2011’de geliştirilen teste Time dergisi de kanser dosyasında yer verdi. Test çerçevesinde sadece birkaç damla kanla, özellikle 4 önemli kanser türünün daha başlangıç safhasında tespit edilebilmesi, ilaçların etkisinin çok daha rahat bir şekilde belirlenebilmesini sağlıyor. Toner’in başkanlığında geliştirilen test için SU2C fonundan 15 milyon dolar destek sağlandı. 1958’de doğan Toner, İTÜ’de okudu. Toner, yüksek lisans eğitimini ise Massachussets Institute of Technology’de (MIT) gerçekleştirdi.

Yılda 100 bin kişi can veriyor…

Time dergisi kanser dosyasında, hastalıkla ilgili önemli detaylara da yer verdi. İşte kanser hakkında bilinmesi gerekenler:

  • Amerikan Kanser Cemiyeti’ne göre, 2015 yılına kadar ABD’de 11.3 milyon kişi kanserden kurtulacak.
  • Geçtiğimiz 10 yıl içinde kanser nedeniyle yaklaşık 100 milyon kişi hayatını kaybetti.
  • Sadece ABD’de kanserden yılda yaklaşık 580 bin kişi hayatını kaybediyor. 1.7 milyon kişiye ise kanser teşhisi konuluyor. Türkiye’de ise yılda yaklaşık 100 bin kişi kanserden hayatını kaybediyor.
  • ABD’de yapılan araştırmalara göre her eski sigara tiryakisi yılda bir kez kontrole gitseydi, akciğer kanseri nedeniyle yaşanan ölümler yüzde 20 oranında azalırdı.
  • Erkeklerde iki kişiden biri, kadınlarda ise üç kişiden biri hayatının bir döneminde kansere yakalanma riskini taşıyor.

İmmu-Nat Yine Haklı Çıktı

Yıllardır gerek kanser hastalarına gerekse yakınlarına hep anlatmaya çalıştık. Hatta bu gayretimizi kanser hastalarına ilaç uygulaması yapan birçok doktora da ilettik ve dünya genelinde yapılmış birçok araştırma sonucunu da ortaya koyduk.

  • Kanser ya da herhangi bir hastalık beden için bir yüktür,
  • İlaç uygulamaları bir yüktür (işe yarayıp yaramamasının dışında),
  • Psikoloji bir yüktür.

Bütün bu yüklerin altını kalın çizgilerle çizerek hep anlattık. Ortada kanserli bir hasta var ise temelde mücadele edilmesi gereken iki sorun var demektir.

  • Direncini ve bağışıklık sistemini kaybetmiş bir insan bedeni,
  • Bu beden içerisindeki kanser sorunu.

Uygulanan tüm medikal tedaviler direkt hastalık üzerine inşa edildi. Böyle de olması gerekiyordu. Ancak asla göz ardı edilmemesi gereken bir gerçek ise şu idi: hastalıkların tedavisi için uygulanan tüm yöntemler, bir insan bedeninde gerçekleştirilirken, o insan bedenini ne durumda olduğu ya da direnç noktalarının uygun olup olmadığı gerçeği idi. Bir insanı ne kadar enerjik ve güçlü bir bedeni ortama çekebilirseniz uygulanan medikal tedavilerin işe yararlığı da o kadar öne çıkacaktır. İnsan bedeni olarak çöktükçe, eridikçe bir kanser tümörünü yok edebilse dahi o zayıf bedende tekrar nüksetme ihtimali olacaktır. Doğduğumuz andan bugüne hastalıklar ile mücadele eden bedenimiz, bizi birçok hastalığa karşı koruyan bedenimiz ise kanser tedavisi gibi ağır bir tedavi sürecinde o bedene daha çok ihtiyacımız yok mu?

Kanser tedavisi iki açıdan ele alınmalıdır…

Birincisi tüm medikal tedaviler uygulanır iken mutlaka hastanın beden direncine destek veren destekleyici seçenekleri de masada görmemiz gerekir. Artık dünya bu gerçeği görüyor ve kabul ediyor. Amerika’da yapılan bu açıklama bile düşündürücüdür. Dikkat edilir ise bağışıklık sistemi üzerine tedaviden de bahsediliyor. Yani bizim yıllardır anlatmaya çalıştığımız gerçekler. Bir şeyi doğru kabul edebilmemiz için bunu mutlaka Amerika’nın mı söylemesi gerekiyor?

Dünyada yapılan bu kadar çalışmalardan netice alınabilse idi ABD’de Rüya Takımı diye bir ekip kurulmazdı. Bizim söylediklerimize daha çok gelecekler. Bu ekibe dağdaki çobanı bile almaları gerekir. Çoban deyip geçmeyin, onlardaki bazı geleneksel bilgiler akademisyenim diye geçinen birçoğunda yok.