Günlük Tükettiğimiz Gıdalardaki Tehlike

Dünyada kanser hastalığının her geçen gün artış gösterdiği bilinmektedir. Sadece kanser değil değişen tarım politikalarından, jeolojik dengelerin bozulmasından, dengesiz beslenmelerden ve en önemlisi “Gıdalarda Kullanılan” koruyuculardan dolayı çok çeşitli olarak hastalıklarda artışlar gözlenmektedir. Doğal döngü o derece bozuldu ki nerede ise insanlar yaşamları süresi içerisinde değil de daha anne karnında iken hastalanmaya başlamışlardır.

Son yıllarda bebek ve çocuk hastaların artış nedenleri, annelerin hamilelik süreci içerisinde bebeğine yeteri kadar vitamin ve mineral veremeyişinden kaynaklanmaktadır. Günümüzde sebze ve meyvelerinde yeteri kadar bulunması gereken etken değerler maalesef kalmadı. Ne yersek yiyelim almamız gereken vitaminleri toparlayamıyoruz. Bağışıklık sistemimiz her geçen gün zafiyete uğramakta. Anne adaylarını ve doğacak olan bebekleri bekleyen en büyük tehlikelerden biriside (GDO) yani genetik yapısı ile oynanmış gıda ve maddeleridir.

Genetik yapısı bozulmuş bu ürünler anne tarafından tüketildiğinde öncelikle anneye zarar verirken akabinde ise daha doğmamış bir insanın genetik kodlarına verilen zarar doğmaktadır. Daha anne karnında iken bu bebeklerin doğal hücre yapıları bozulmaya başlamakta, doğumdan sonraki süreçler içerisinde ise hastalıklar olarak ortaya çıkmaktadır. Buna kısacası artık yaşam içerisinde hasta olmuyoruz, hasta doğuyoruz da diyebiliriz.

Dünya da kanser başta olmak üzere birçok hastalıkta bu artış gözlemlendiği doğrudur. Fakat ülkeler geneline göre yapılan istatistiklerde neden Türkiye de ki artış oranı en fazla görülmektedir. Dünya ülkeleri ile hastalık artışında bile önde biz koşuyoruz. Çocuklarımızı doğduğu andan itibaren her şeye karşı koruma altına almaya çalışıyoruz. Fakat göz ardı edilen çok büyük bir tehlike var ki önemsemiyoruz. Günümüz gıdaları fast food gıdalar okul kantinleri ve çocukların ilgisini çekebilmek için yaratılmış ne olduğu belli olmayan gıdalar var. Çocuklarımızın eline tutuşturduğumuz harçlıkların nasıl harcandığını takip edebiliyor muyuz? Onları sevindirebilmek adına verdiğimiz paralar ile kendilerini gelecekte hasta edebilecek gıdaları satın aldıklarını anlatabiliyor muyuz?

Okullardaki Kantinler Ne Kadar Denetlenebiliyor ?

Bu kantinler bilinçli insanlara mı yoksa parayı çok verene mi ihale ediliyor. Bir çocuğun evindeki mutfak ne kadar önemli ise okullardaki kantinlerin önemi de o kadar olmalı. Birçok okul kantini tamamen kaliteden uzak, sırf üç beş kuruş daha fazla kazanabilme arzusu taşıyanların elinde. Aslında bu kantinler Bakanlığa bağlı bazı kurumların kontrolüne verilip sıkça denetlenmeli.

Tüm hijyenik koşullar araştırılmalı. Geleceğe sahip çıkmanın birçok yolu var olabilir ama okul kantinleri bunun başında geliyor. Dünyayı ve ülkemizi tehdit eden en büyük sorunlardan biriside, günlük gıdalarımıza ve çocukların ilgisini çok çeken gıdalara katılan koruyucu, renklendirici, tatlandırıcı gibi zararlı maddeler. Bu koruyucular pimi çekilmiş bomba gibiler.Daha çocukken doğal hücre yapısını bozarak geleceğin hasta neslini yaratıyorlar.

Birçok ülkede yasaklanan bazı katkı maddeleri maalesef bizim ülkemizde serbest. Türkiye de halen yasaklanmış tek bir kimyasal yok. Biz mi çok akıllıyız da bütün dünya bu maddelere yasak koyarken oralı olmuyoruz.