Diyabet ve Komplikasyonları

Kan şekerinin (glukoz) uzun süreli yüksekliği başta sinir ve damarlar olmak üzere bir çok organ ve dokularda hasara yol açar. Kontrolsüz diyabet ve bunun uzun süreli olması sinirlerde ve damarlarda oluşturduğu diyabetik nöropati (sinirlerde duygusal ve motor bozukluk ) , diyabetik ayak ülserleri oluşmasına neden olur. Bunların zamanla enfekte olarak kronik yaralar haline gelip büyümesi , hastanın günlük yaşamda hareketlerini kısıtlayarak yaşam kalitesini bozar.

Diyabetik hastalarda duyusal ve motor nöropatisi olanlarda bacak veya ayakta ülserasyon riski normalden 7 kat fazladır. Diabette gelişen damar bozuklukları , hastalık tablosunu daha da ağırlaştırır. Kapiller (kılcal) damarlarda diabet nedeni ile gelişen cidar kalınlaşması ve ateroskleroz nedenli daralmalar özellikle gözün retina (damar tabaka) tabakalarındaki  kılcal damarlarda tıkanıklığa ve körlüğe giden göz bozukluklarına neden olabilmektedir. Diabet ülkemizde yaklaşık %7 sıklıkla görülmektedir. Diabet hastalıklarında alt elastremitelerde (bacak ve ayaklar) en sık görülen komplikasyonlar  ülser , gangren ve bunlara bağlı ekstremite amputasyonlardır. Diyabetlilerde amputasyon riski diabeti olamayanlara göre 15 kat fazladır. Diyabetli bir hastanın hayatı boyunca bacak ve / veya ayak ülseri geliştirme riski % 25 kadardır.

Kolesterol Yüksekliği (Dislipidemi)

Bu grup hastalıkların nedenleri ve orijinleri çok çeşitli olmakla birlikte genel olarak yağ metabolizması bozuklukları olarak tarif edilirler. Batı ülkelerinde 40 yaş üzeri insanların yarıdan fazlasında kolesterol değerleri tavan değer olan 200mg/dl ‘ den yüksek olduğu bildirilmiştir. Son araştırmalara göre yurumuzda ise , 8 milyondan fazla insanımızın kan kolesterol düzeylerinin normal sınırlar içinde olmadığı bildirilmiştir. Bu rakamın ilerleyen refah düzeyi ile birlikte artacağı söylenebilir.

Kolesterol yüksekliği , erken döneminde fark edilmeyen ancak , geri dönüşümü çok zor olan damar cidarında aterom plakları birikimi ile karakterize damar sertliği (ateroskleroz) denilen hastalık belirtileri ortaya çıkınca fark edilen sinsi seyirli bir metabolik bozukluktur.

Ateroskleroz , tüm hayati organ damarlarında (kalp, beyin, göz) oluşabilir ve çok ciddi komplikasyonlara neden olabilir.
Kolesterol ve trigliserid yükseklikleri araştırılırken risk faktörleri olan Tip II diabet , safra kesesi hastalıkları , tiroid hastalıkları , ( hipotiroidi) nefrotik sendrom , aile öyküsü ve pankreatit  araştırılmalıdır.

Orta ve ileri yaş gruplarında Tip II diabete çoğu defa kolesterol yüksekliği de eşlik eder. Bu durum , bu her iki hastalığın ayrı mekanizmalarla meydana getirdikleri damar hastalıklarının daha erken dönemde ve hızla meydana çıkmasına ve ciddi hayati organ bozukluklarının kısa sürede oluşmasına neden olur.

Belirtilen bu hastalık özellikleri , refah düzeyleri artan toplumlarda yanlış beslenme nedeni ile oluşma riskleri artan bu hastalıkların erken tanısını gerektirmektedir. Bu nedenle doktor kontrolleri önem taşımaktadır. Bu hastalıklar saptandığında ise , uzun süreli ve kontrollü bir tedavi söz konusudur. Erken tedavi erken ölümleri daima önler.