Değerli Dr. Ünal Vural Bey ve İmmunat Ekibine

6 ay önce tanıdığım ve bize hayat veren, yaşama dair umut veren Dr. Ünal Vural Bey ve ekibine sonsuz teşekkür ederim.

Babam 68 yaşında ve balgamdan kan gelmesi şikayetiyle Trakya Üniversitesi’ne yönlendirildik. Babama bronkoskopi yapıldı. Sağ üst lobda kitle bulunduğu ve Akciğer Ca (kanser) olduğu tanısı kondu. Patolojiden gelen sonuç ta skuamöz hücreli karsinom’du. PET/BT çekildi. Başka organlarda metastaz olup olmadığı araştırıldı. Bu tetkikler yapılırken ben de tedavi yöntemlerini araştırmaya başladım. Aslında tedavi yöntemleri belliydi. Ameliyat, ışın ve kemoterapi. Ben alternatif tıbba inanan bir insanım. Tıp bilimi, tıbbın babası İbn-i Sina’dan yola çıkarak bugünkü haline gelmiş değil mi?

Kullandığımız ilaçların neredeyse tamamında bitkilerin kimyası kullanılarak üretilmiyor mu? Akciğer kanserinde ameliyat olabilmek büyük bir şanstı. Ameliyat kanserin evresine bağlı olarak bu illet hastalıktan kurtuluş anlamına geliyordu. Kemoterapi ve ışın yaşamı uzatmak adına yapılıyor ve sancılı süreçlerdi. Bu yorumları yapıyorum çünkü en iyi prof. dr.’a babamın tetkiklerinin sonuçlarını gösterdim. Akciğer kanseri ile ilgili konunun ne kadar uzmanı varsa konu, video, açıklama vs. hepsini okudum ve dinledim. Yapılan araştırmalara baktım ve maalesef sonuçlar pek iç açıcı değildi.

Çaresizliğin ne demek olduğunu babam bu hastalığa yakalandığında anladım. Bitkisel ürünleri araştırmaya başladım. Daha önce çaresizlik içerisinde en iyi üniversitelerden artık umut yok diyerek geri dönen bir hastanın (küçük bir kız çocuğunun) İmmunat ekibi sayesinde hayata döndüğünü öğrendim ve araştırdım. Almanya’dan onaylı bitkisel ürünleri vardı. Güvenilir gıda zirvesi ödülünü almışlardı. En önemlisi dr. İle görüşüp bilgi alabiliyordunuz. Güvendik, inandık ve denemeye karar verdik. Doğrusunu söylemek gerekirse başta babam kabul etmedi. Ona kabul ettirmek bir ayımı aldı. Birinci ayın sonunda kabul etti ve kullanmaya başladık. Daha kullanmaya başladığımız birinci haftanın sonunda babamın görüntüsünde olumlu yönde değişiklikler olmaya başladı, bunu o da hissediyordu. Henüz 1,5-2 ay kullanmıştı. Babamın ameliyat olabilmesi için gerekli işlemler yapılırken 3 ayımız dolmuş ve tümör (7-8 cm) büyük ve damara yakın olduğu için ameliyattan vazgeçilmiş, kemoterapi alması uygun görülmüştü.

Kemoterapi alması için film çekildi ve tahliller yapıldı. Doktorun “bu film karışmış” dediği an gözümün önünden gitmiyor. “Bu akciğer çok temiz, büyük ihtimalle filmler karıştı. Bir de ilaçlı akciğer filmi çektirelim.” dedi ve sonuç değişmedi. Babamın 7-8 cm olan tümörü filmde gözükmeyecek kadar küçülmüş, 2,5-3 cm kalmıştı. Bu ileri derecede küçülmenin sebebini sordular. İmmunat ekibini ve kullandığımız ürünleri söyledik. Bitkisel ürünlerle bu kadar büyük bir tümörün kemoterapi almadan ileri derecede küçüleceğini kabul edemediler. Profesörün yanında “bitkinin yapabileceği bir şey değil bu” diyen doktorlar daha sonra benden İmmunat ekibinin telefonunu aldı…

Sonuçta küçülmüş de olsa “tümör var, kemoterapi alması gerekiyor” dendi, fakat biz kemoterapi almayı kabul etmedik. Ben babamın ameliyat olmasını çok istiyordum. Tümör küçüldüğüne göre ameliyat olabilir diye düşündüm. Dr. göğüs cerrahisine yönlendirdi. Fakat babam ameliyat olmak istemedi. Bitkisel ürünleri kullanmaya devam ettik, ediyoruz.

Söz konusu yaşam ise, bence güvenilir olan her şey denenmeli. Kanser gibi önemli bir hastalıkta tek amacı insanlara daha kaliteli bir yaşam, hayat vadeden Dr. Ünal Vural Bey ve İmmunat ekibine binlerce teşekkür ve şükranlarımı sunuyorum. Allah sizden razı olsun.

Gönderdiğim bu mektubu okuyan insanların şunu düşünmesini istiyorum: Kanserden her yıl binlerce insan hayatını kaybediyor. Modern tıbba güveniyor ve inanıyorum ama bir ihtimal daha var! Alternatif tıbbı da denemenin faydalı olacağına inanıyorum…

Allah’ın izni ve İmmunat ekibi sayesinde babam gayet iyi, daha da iyi olacağına inanıyorum.

Fatma Gökalp

Diğer Kanser’den İyileşme Öykülerini görmek için tıklayın.